Ekstra yazılar

Neden yapmıyorum?

2002 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı’nda 6 yıllık eğitimimi tamamladıktan sonra Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah olarak çalışmaya başladım. Her hastam için işlem yapayım yada yapmayayım elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığım gibi bildiğimce deneyimlerimi aktarmaya ve hastalarımı da doğru yönlendirmeye çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Okumakta olduğunuz “Neden yapmıyorum” yazısını da bu konunun bana göre çok önemli olmasından dolayı kaleme aldım.

Bu kadar yılda ve bu kadar hasta ile elde ettiğim, biriktirebildiğim tecrübelerim bana;

  • Bazı müdahaleleri kesinlikle yapmamayı,
  • Cerrahi işlemlerde limitleri zorlamamayı,
  • Her hastaya aynı işlemi yapmamayı,
  • Her hastaya bir işlem yapılmaması gerektiğini, bazılarına sadece öneride bulunulmasının yeterli olacağını,
Estetik cerrah orhan murat özdemir
Op. Dr. Orhan Murat Özdemir Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah
  • Hastanın istekleri ve baskısı altında kalarak bir müdahale kesinlikle yapılmaması gerektiğini,
  • Normal sınırlarda olup bu durumlarından rahatsız olan kişilere cerrahi işlem yapılmaması gerektiğini,
  • Ne istediğini bilmeyen, sadece çevresinin baskısıyla gelmiş kişilere daha bilgilendirici yaklaşılması gerektiğini,
  • Her hastam ile ilk görüşmede öncelikle onu tanımak ve ona sorununu net olarak anlatabilecek bir ilişki kurmayı,
  • Defalarca işlemleri için gelen hastalarıma ilk kez gelmişler gibi özenli davranmayı, konuştuklarımızın ve yaptığım işlemlerin tamamını tarihiyle birlikte yazılı not almayı,
  • İşlem veya cerrahi müdahalelerim de öncelikle hastamın beklentilerini öğrenip ona göre bir öneride bulunmayı,
  • Tecrübem olmayan işlemlerde başka bir arkadaşıma yönlendirebilmeyi ÖĞRETTİ.

Lokal anestezi ile burun ameliyatı yapılabilir ancak ben yapmıyorum ve önermiyorum. Sebebi yüzün merkezine yaklaştıkça iğne ile yapılacak işlemlere hassasiyet ve ağrı hissi artar. Lokal anestezik ilaçlar uyuştursa da burun estetiği veya septum ameliyatları sırasında kullanılan cerrahi aletler ve cerrahi manevralar sırasında çıkacak sesler de rahatsız edici olabilir. Konfor sadece hasta için değil doktor içinde gereklidir ve hastanın huzursuzluğu doktoru da huzursuz edecektir. 

Genel anestezi hastanın hiçbir şey hissetmediği ve doktorun da rahatlıkla çalışabildiği bir ortam sunar. Bu konuda yazdığım makaleyi dikkatlice okumanızı öneririm. Burun ameliyatında anestezi teknikleri sayfasından ve estetik ameliyatlarda anestezi teknikleri sayfalarından yararlanabilirsiniz.

  • Yağ enjeksiyonu yapmıyorum. Neden?

Yağ enjeksiyonu hastanın kendi yağ dokusunun vücudunun başka bir yerine genel anestezi ile nakledilmesi işlemidir. Burada amaç yağ hücresinin naklidir. O nedenle ameliyat aşamalında alınan yağ dokunun saflaştırılması işlemi gerekir. Bu aşamalarda ki aksaklıklar işlemin verimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bugün tıbbi yayınlarda enjekte edilen yağ dokunun %40-60 oranında 6 ay içinde eridiği, kalan kısmının da 2 yıl içinde erimezse ömür boyu kalacağı bildirilmektedir.

Ayrıca kalan yağ hücrelerinin boyutlarının farklılıkları, bölgesel tutmama sorunları ve kalanların bu sebeplerle düzensiz yüzeylere neden olabilme ihtimallerine ilaveten tekrar tekrar uygulanma ihtiyacı nedeniyle bu uygulamayı yapmıyorum.

Elbette çok iyi sonuçlar elde eden, hastaları çok mutlu olan, bu konuda çok tecrübeli plastik cerrah arkadaşlarım ve hocalarım var. Eğer yağ enjeksiyonu yaptıracaksanız da mutlaka bir plastik cerraha başvurmanızı öneriyorum. Ben de belki ilerleyen yıllarda elde edilen sonuçların bana göre başarısı artarsa uygulamalara başlayabilirim diye düşünüyorum. Bu arada plastik cerrahinin gelişime en açık ve üzerinde en fazla çalışılan, araştırma yapılan konularının başında yağ enjeksiyonu konusu olduğunu da belirtmek gerekir.

    • Göz altına yağ enjeksiyonu yapmıyorum. Sebebi asimetrik sonuçlar veya kalan yağ hücrelerinin düzensiz görünüme neden olmalarıdır. Alternatifi göz altı ışık dolgusu işlemidir.
    • Dudağa yağ enjeksiyonu yapmıyorum. Dudak anatomik olarak yağ içermeyen kas dokudan oluşan bir yapıdadır. Burada yağ dokunun erime ihtimali oldukça düşüktür. Tecrübeli olmayan ellerde kalıcı, sıkıntılı düzensizlikler görülebilmektedir. Alternatifi ne zaman eriyeceğini bildiğimiz ve homojen şekilde eriyen dudak dolgusu uygulamalarıdır.
    • Memeye yağ enjeksiyonu yapmıyorum. Meme çok hassas bir organdır. Kanseri olan ve bu teşhis konulduğu zaman da cerrahi olarak alınması gereken bir rahatsızlıktır. Yağ enjeksiyonu yapılıp sonrasında meme kanseri benzeri görünümlere benzer mamografi sonuçları veren yayınlar mevcuttur. Bu karışıklığın önüne geçmek için kas dokusu altına veya kas dokusu içine, yani meme dokusu dışına enjeksiyonlar yapılmaktadır. Alternatifi silikon meme büyütme ameliyatıdır.
    • Popoya yağ enjeksiyonu yapmıyorum. Düzensizlikler, asimetrik görünüm ve uygulanan yağ doku hacminin yetersizliği gibi sorunları vardır. 
  • Kas üstü plana silikon meme protezi yerleştirmiyorum. Neden?

Kapsül kontraktürü denilen ve biz plastik cerrahların karşılaşmak istemedikleri bir sorunun meme dokusunun hemen altına yani kas üstüne yerleştirilmiş vakalarda daha yüksek oranda görülmesi nedeniyledir. Kas altı yerleştirilen hastalarda bu oran %1 iken kas üstü yerleştirilmiş vakalarda %5 oranında tespit edilmiştir. Mutlaka kas altı silikon ile meme büyütme ameliyatı yapmayı ve protezleri katlantı çizgisinden yerleştirmeyi tercih ediyorum.

Bu yazımız bu konu ile ilgili en çok okunanlardan:  Estetik Cerrahinin Sınırlarını Belirleyen Etik ve Tıbbi Standartlar
  • Koltuk altından silikon protez yerleştirmiyorum. Neden?

Koltuk altından silikon meme protezi yerleştirme ameliyatlarında yapılan bazı araştırmalarda erken dönem kanama riskinin diğer giriş yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu ve özellikle kapsül kontraktürü probleminin %9 gibi yüksek bir orana ulaştığı gösterilmiştir. Silikon meme protezlerinin diğer ameliyat giriş yerleri meme başı ve meme katlantı çizgisidir. Meme katlantı çizgisinin diğer giriş yerlerine göre daha sorunsuz olduğu bilinmektedir.

  • Popo büyütme ameliyatları yapmıyorum. Neden?

Popo büyütme için tanımlanmış özel silikon protezler, yağ enjeksiyonu ameliyatları vardır. Sırt liftingi ile poponun yukarı taşınması işlemlerine karşı değilim hatta bu ameliyatların bazen zorunlu olduğunu düşünüyor ve bu ameliyatları da gerçekleştiriyorum. Ancak popo protezi ameliyatları ile ilgili; uygulayan cerrahın çok tecrübeli olması gerektiğini düşünüyor ve her hasta için uygun olmayan bir prosedür olduğu kanaatindeyim. 

Ben bu ameliyatı yeterli tecrübem olmadığı için uygulamıyorum. Yağ enjeksiyonu konusunda ki fikrimi de yukarıda belirtmiştim.

  • Bacak germe ameliyatları yapmıyorum. Neden?

Uyluk germe, bacak germe gibi ameliyatlar da oldukça tecrübe ve hastanede 4-5 gün yatış gerektiren, hem hasta hem de cerrah için zor ve komplikasyon, sorun olma ihtimalleri yüksek ameliyatlardır. Bu cerrahiye ihtiyaç duyan hastaların ameliyat öncesi çok iyi analiz edilmesi, kan protein ve albumin gibi yara iyileşmesini doğrudan etkileyen faktörlerin araştırılması şarttır. Bacak germe ameliyatı için başvuran hastalarımı bu konuda daha tecrübeli olan arkadaşlarıma ve hocalarıma yönlendiriyorum

  • Bacak kalınlaştırma ameliyatı yapmıyorum. Neden?

Baldır protezleri bu amaçla üretilmiş ve dizin arkasından yapılan kesilerle kas içine doğru yerleştirilen fusiform silikon protezlerle gerçekleştirilen bir ameliyattır. Bazı hastalarda çok iyi sonuçlar verse de bu hasta grubunun genellikle çok zayıf kişiler olması konulacak protezin çok dikkatli seçilmesini gerektirmektedir. Biraz büyük bir protezin orantısız bir sonuca neden olacağını bilmek gerekir. Bu cerrahi işlemi de yeterli tecrübem olmadığı için gerçekleştirmiyorum. 

  • Saç ekimi yapmıyorum. Neden?

Saç ekimi plastik cerrahinin en fazla tecrübe gerektiren ancak doktor olmayanların dahi işin içine girerek facialara neden olduğu çok önemli ve özel bir konudur. Estetik cerrahi çok geniş ameliyat yelpazesi olan bir branştır. Bir plastik cerrah tüm ameliyatları bilir, yapmaya yetkisi de vardır ancak her ameliyatı da yapmak zorunda değildir. Ben hastalarımı sadece saç ekimi yapan arkadaşlarıma yönlendiriyorum. 

  • Bişektomi ameliyatı yapmıyorum. Neden?

Yüzün kafa iskeleti ile ilişkisinde şakaklarımızın boşluğunu ve yanaklarımızda elmacık kemiğinin hemen altını ve çiğneme kasının önünde ki boşluğu dolduran derin yağ doku tabakasına bichat yağ yastıkcığı denir. Bu yağ yastığının yanak bölümünü dolduran parçasının alınmasına da bişektomi ameliyatı denmektedir ve elmacık kemiklerinin bazı kişilerde daha belirgin olmasını sağlar.

Ancak bu durum;

    • her yüz yapısı için geçerli olmadığından,
    • yüzün derin yağ doku desteğini ortadan kaldırdığından,
    • hep aynı yaş ve dirilikte kalmayacağımızdan,
    • zamanla burada ki hacim kaybının dolgularla dahi yerine konulamayacağından,
    • aynı hastanın ilerde yüz germe veya orta yüz germe ameliyatları sırasında bu yağ dokunun kullanılmasına engel olunduğundan ben bu ameliyatı yapmayı uygun bulmuyor ama yapanları/yaptıranları da eleştirmiyorum.
  • Kalıcı dolgu yapmıyorum. Neden?

Dolgu üreticilerinin amacı; ürettikleri dolgu maddesinin insan vücudunda olabildiğince uzun süre kalacak ancak hastaya da zarar vermeyecek, homojen yani eşit bir şekilde eriyecek, kalıntı bırakmayacak, alerji yapmayacak, topaklanmayacak, enjekte edildiği derinlikte hacim verici etkisini koruyabilecek dolgular olması için çalışırlar. Bu amaçla çok sayıda molekül denenmiş ve bazılarının oldukça sorunlu sonuçlarıyla karşılaşılmıştır. 

Bugün dünyada neredeyse tüm doktorların kabul ettiği ve her yıl milyonlarca uygulama yapılan hyaluronik asit molekülleri tartışmasız en az sorunlu molekül olarak kabul edilmektedir. Kliniğimizde dolgu uygulamaları için sadece hyaluronik asit dolguları kullanılmaktadır.

Hangi tür ve formda olursa olsun vücut hiçbir yabancı cismi sevmez. Özellikle de cilt bu yabancı cisim ve moleküllere en fazla reaksiyon gösteren organımızdır. Tüm bu yabancı cisim ve molekülleri atmak ister. Hyaluronik asit moleküllerini rahatça atabildiği için aslında bu kadar uyumludur. Atamayınca asıl problemler çıkar. Önce etrafında bir zar yapar ve yabancı cismi attım kabul eder. Meme protezlerinin etrafında oluşan reaksiyonda (Kapsül) tam olarak budur. Eğer bu zar, kapsül kasılma kabiliyeti kazanırsa o zaman işte bu yabancı madde neredeyse o bölgede yüzey sorunları, ağrılar, şekil bozuklukları, içinde ki maddenin enfekte olması, doku içine sızması gibi sorunlar gündeme gelmektedir. Bu sorunların yüzünüzde veya vücudunuzun herhangi bir bölgesinde olmasını istemezsiniz diye düşünüyorum. O nedenle bu kalıcı dolgu uygulamalarından uzak durmanızı, doktorunuza kullandığı dolgunun içeriğinin ne olduğunu sormayı unutmayınız. Doktor olmayan kişilere dolgu veya enjeksiyon yaptırmayınız.

    • Yüze kalıcı dolgu yapmıyorum.
    • Özellikle burun ucu dolgularına sıcak bakmıyorum.
    • Dudaklara kalıcı dolgu yapmıyorum.
    • Memelere kalıcı veya eriyen herhangi bir dolgu yapmıyorum.
    • Popoya kalıcı veya eriyen herhangi bir dolgu yapmıyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Phone icon
Hemen Ara
WhatsApp icon
WhatsApp